ZAMAN YÖNETİMİ NEDİR? TEKNİKLERİ NELERDİR?

Güncelleme tarihi: 14 Eki 2024
Zaman yönetimi konusuna geçmeden önce, "zaman kavramının" tanımı ve ne anlama geldiği konusunda bir açıklama yapmak en mantıklı yaklaşım olacaktır. "Zaman, kelime anlamıyla olayların geçmişten şu ana geldiği ve geleceğe doğru sürekli ilerleyen kesintisiz bir süreçtir." Ancak zaman, göreceli bir kavramdır ve bizim kontrolümüz dışındadır. Zaman, satın alamayacağımız, başkalarıyla paylaşamayacağımız veya geri alamayacağımız bir kaynaktır. Ayrıca, bu kaynağı artıramayız veya azaltamayız. Bu nedenle, zamanın değerini anlamak ve etkili bir şekilde yönetmek, hayatın en önemli becerilerinden biridir. Zaman olayların ardışıklığını görerek bireyin zihninde yarattığı ve olayların bundan sonra da içinde olup gideceklerinin düşünüldüğü başı ve sonu olmayan soyut bir kavramdır. Başka bir ifadeyle zaman, bir eylemin geçtiği süre olduğunu söyleyebiliriz.
Zaman, temelde sabit bir hızla ilerler, ancak bu ilerleme bazen hızlanmış gibi hissedilirken bazen de yavaşlamış gibi algılanır. Bu nedenle zamanı iki farklı şekilde tanımlarız: Objektif Zaman ve Subjektif Zaman.
Objektif zaman, ölçülebilir ve dilimlenmiş bir zamanı ifade eder. Bir gün, bir hafta, bir saat, 45 dakika gibi kesin süreleri içerir ve dünyanın dönüş hızına göre belirlenir.
Subjektif zaman ise duygusal ve kişisel algıya dayalıdır. Dakikalar bazen sonsuz gibi hissedilirken, bir saniye binlerce yıl gibi gelebilir. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamak veya "bir gün yaparım" gibi belirsiz zaman ifadeleri, subjektif zamanın örnekleridir. Bu tür zaman, kişisel deneyimlere ve duygusal algılara dayalıdır, dolayısıyla kesin bir ölçümü yoktur.
Ortalama 75 yıllık yaşamın; 23 yılı uykuda, 19 yılı işte, 7.5 yılı mutfakta, 3.5 yılı banyoda ve 11 günü gülerek geçmektedir. Buna göre; “Zamanın Değeri: Kimin İçin Ne Anlam İfade Eder?” sorusuna şu şekilde cevap verebiliriz: Bir saniyenin değeri, ölümcül bir trafik kazasından kıl payı kurtulanlar için anlam ifade eder. Geçen bir yılın değerini, sınıfta kalan bir öğrenci anlar ve geçen bir ayın kıymetini sadece erken doğum yapmış bir anne gerçekten hisseder. Aynı şekilde, geçen bir salisenin değeri, olimpiyat madalyasını saniyelerle kaçıran bir sporcuya sonsuzdur.
"En önemli şeyler, asla en önemsizlerin insafına bırakılmamalıdır." –Goethe ‘den ilham alarak zaman yönetimini anlatmaya geçebiliriz.
Zaman Yönetimi, kökeni Yunanca "kronos" yani kronolojik zamanla ilişkilendirilen bir kavramdır. Zaman yönetimi, iş yoğunluğu yaşayan yöneticilere, zamanlarını daha etkili bir şekilde organize etmelerine yardımcı olmak amacıyla Danimarka'da ortaya çıkmış ve dünya genelinde kabul görmüş bir eğitim aracı haline gelmiştir. Günümüzde ise özellikle profesyonel iş hayatında başarının en kritik unsurlarından biri haline gelmiştir.
Zaman yönetimi tekniklerine geçmeden önce zaman yönetimi terimi ile ilgili bir konuyu açıklamakta fayda vardır. Zamanı durdurma, geri sarıp başa alabilme veya yavaşlatabilme yetimiz olmasa da, zaman yönetimi bize, mevcut zamanı en verimli şekilde değerlendirmek için kendimizi daha iyi organize etme, planlama ve önceliklendirme becerilerini kazandırmayı hedefler.
Bu nedenle, zamanı etkili bir şekilde kullanma alışkanlığını geliştirmek istiyorsak, önce kendimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz. Bir günün nasıl geçtiğini gözden geçirmek, zamanımızı nereye harcadığımızı incelemek ve hataları fark etmek, ardından yeni ve daha doğru alışkanlıklar kazanmak, zamanı etkili bir şekilde yönetme yolunda ilk adımlardır.
Zaman Yönetimi Tekniklerini şu şekilde 3 kategori altında inceleyebiliriz:
1)YAŞAM AMACINI BUL
a) VALUE DISCIPLINE: Yaşam Amacını Bulurken işletmelerin kullandığı “Value Discipline” yani "Değer Disiplini," iş dünyasında işletmelerin rekabet avantajı elde etmek için izlediği stratejik yaklaşımlardan birini ifade eder. Bu terim, Michael Treacy ve Fred Wiersema tarafından "The Discipline of Market Leaders" adlı kitaplarında tanıtılmıştır. Treacy ve Wiersema'ya göre, işletmeler üç temel değer disiplini üzerine odaklanabilirler:
Müşteri İlgi ve Dikkat Odaklı Değer Disiplini (Customer Intimacy):
Bu strateji, müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmayı amaçlar. İşletmeler, müşteri ihtiyaçlarını iyi anlamaya ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmaya odaklanır. Müşteri sadakati ve uzun vadeli ilişkiler kurmak önemlidir. Bu disiplin, özellikle yüksek katma değerli ürünler veya hizmetler sunan işletmeler için uygundur.
Ürün Liderliği Değer Disiplini (Product Leadership):
Bu strateji, ürün veya hizmet kalitesini ve yeniliği en üst düzeye çıkarmayı hedefler. İşletmeler, sürekli olarak ürünlerini geliştirme ve pazarda en iyi ürünleri sunma konusunda odaklanır. Bu disiplin, teknoloji veya tasarım odaklı işletmeler için uygundur.
Mali Verimlilik Değer Disiplini (Operational Excellence):
Bu strateji, maliyetleri minimize etmeyi ve operasyonları en verimli şekilde yürütmeyi amaçlar. İşletmeler, üretim süreçlerini optimize etme, stokları düşürme ve maliyetleri kontrol etme üzerine odaklanır. Bu disiplin, özellikle düşük maliyetli ürünler veya hizmetler sunan işletmeler için uygundur.
İşletmeler, bu üç değer disiplininden birine odaklanarak rekabet avantajı elde edebilirler. Ancak, her bir değer disiplini kendi zorluklarına sahiptir, ve işletmenin pazarı, müşteri tabanı ve kaynakları göz önüne alarak en uygun stratejiyi seçmelidir.
Müşteri İlgi ve Dikkat Odaklı Değer Disiplini (Customer Intimacy) kısmına Amazonu örnek verebiliriz. Amazon, müşteri sadakatini kazanmak için müşterilerin tercihlerini anlayarak kişiselleştirilmiş öneriler sunar ve müşteri deneyimini ön planda tutar.
Ürün Liderliği Değer Disiplini (Product Leadership) tarafından baktığımızda Apple çok doğru bir örnek olacaktır. Apple, ürün liderliği stratejisine odaklanarak yenilikçi ve yüksek kaliteli ürünler sunar. Özellikle iPhone, iPad ve Mac ürünleri bu stratejinin bir sonucudur.
Son olarak Mali Verimlilik Değer Disiplini (Operational Excellence) incelediğimizde Walmart ‘tan bahsetmemiz doğru olur. Çünkü Walmart, operasyonel mükemmeliyet stratejisine dayalı olarak düşük maliyetlerle geniş bir ürün yelpazesi sunar. Büyük hacimlerde alım yapar ve stok yönetimini etkili bir şekilde uygular.
b) PESTLE ANALİZİ: İşletmelerin veya organizasyonların dış çevrelerini incelemek ve stratejik kararlarını bu çevresel faktörlere göre şekillendirmek için kullanılan bir analiz yöntemidir. PESTLE, politik (Political), ekonomik (Economic), sosyal (Social), teknolojik (Technological), çevresel (Environmental) ve yasal (Legal) faktörlerin baş harflerini temsil eder. Bu analiz, işletmenin faaliyet gösterdiği pazarın dış çevresindeki değişkenleri anlamasına ve değerlendirmesine yardımcı olur.
PESTLE;
Politik (Political): Politik faktörler, işletmenin faaliyet gösterdiği ülkenin politik koşullarını ve hükümet politikalarını değerlendirir. Bu faktörler, vergi politikaları, düzenlemeler, siyasi istikrar, ticaret anlaşmaları ve hükümetin işletmelere yaklaşımı gibi konuları içerir.
Ekonomik (Economic): Ekonomik faktörler, pazarın ekonomik durumunu ve etkenlerini ele alır. Bunlar arasında enflasyon, faiz oranları, döviz kurları, işsizlik oranları, tüketici harcamaları ve ekonomik büyüme yer alır.
Sosyal (Social): Sosyal faktörler, toplumun kültürel, demografik ve sosyal yapısını inceler. Tüketici tercihleri, yaşam tarzları, demografik eğilimler, eğitim seviyeleri ve sağlık konuları gibi faktörleri içerir.
Teknolojik (Technological): Teknolojik faktörler, işletmeyi etkileyen teknolojik değişimleri değerlendirir. İnovasyon, araştırma ve geliştirme, otomasyon, yeni teknolojik trendler ve dijitalleşme bu kategoriye girer.
Çevresel (Environmental): Çevresel faktörler, işletmenin faaliyetlerinin çevresel etkilerini ve sürdürülebilirlik konularını ele alır. Sürdürülebilirlik, çevresel düzenlemeler, doğal kaynak kullanımı ve çevresel sorumlulukları içerir.
Yasal (Legal): Yasal faktörler, işletmeyi etkileyen yasal düzenlemeleri ve yasal gereksinimleri değerlendirir. Telif hakları, patentler, tüketici koruma yasaları, işçi hakları ve diğer yasal düzenlemeler bu kategoride yer alır.
c) SWOT ANALİZİ: Bir organizasyonun veya işletmenin içsel güçlü ve zayıf yönlerini (Strengths and Weaknesses) ile dışsal fırsatlar ve tehditleri (Opportunities and Threats) değerlendirmek için kullanılan bir stratejik planlama aracıdır.
SWOT analizi yaparken bu dört durumu şu şekilde analiz ederiz:
Strengths (Güçlü Yönler): Bir organizasyonun içsel olarak sahip olduğu avantajları ve güçlü yönlerini ifade eder. Bu, organizasyonun ne iyi yaptığı, hangi kaynaklara sahip olduğu, özgün yetenekleri ve diğer olumlu özellikleri içerir. Örneğin, güçlü bir marka, yüksek kaliteli ürünler veya geniş bir müşteri tabanı güçlü yönler olabilir.
Weaknesses (Zayıf Yönler): Bir organizasyonun içsel olarak sahip olduğu kısıtlamaları ve zayıf yönlerini ifade eder. Bu, organizasyonun neyi eksik veya neyi yanlış yaptığı, hangi kaynaklarda zayıf olduğu ve iyileştirilmesi gereken alanları içerir. Örneğin, düşük verimlilik, yetersiz finansal kaynaklar veya kötü yönetilen tedarik zinciri zayıf yönler olabilir.
Opportunities (Fırsatlar): Bir organizasyonun dışsal çevresinde bulunan ve organizasyonun yararlanabileceği olumlu unsurları ifade eder. Bu, pazardaki büyüme fırsatları, yeni teknolojiler, demografik eğilimler veya rekabet avantajları içerebilir.
Threats (Tehditler): Bir organizasyonun dışsal çevresinde bulunan ve organizasyon için olumsuz etkiler yaratabilecek unsurları ifade eder. Bu, rekabetin artması, değişen yasal düzenlemeler, ekonomik durgunluklar veya tedarik zinciri kesintileri gibi faktörleri içerebilir.
SWOT Analizinden elde ettiklerimizi TOWS matrisi ile daha etkili hale getirebiliriz. Çünkü TOWS Matrisi, SWOT analizinin sonuçlarını temel alarak stratejik düşünme ve planlama için kullanılan bir araçtır. TOWS, "Strengths (Güçlü Yönler), Weaknesses (Zayıf Yönler), Opportunities (Fırsatlar), Threats (Tehditler)" kelimelerinin baş harflerini temsil eder. Her bir kombinasyon, özel stratejiler, projeler ve hedefler geliştirmek için temel oluşturur.
TOWS matrisini oluştururken:
Strengths (Güçlü Yönler) ve Opportunities (Fırsatlar): İlk olarak, organizasyonun sahip olduğu güçlü yönleri ve dışsal fırsatları eşleştirilir. Bu, organizasyonun güçlü yönlerini kullanarak fırsatları nasıl en iyi şekilde değerlendirebileceğini düşünmeyi içerir.
Strengths (Güçlü Yönler) ve Threats (Tehditler): Sonra, organizasyonun güçlü yönleri ve dışsal tehditleri eşleştirilir. Bu, organizasyonun güçlü yönlerini kullanarak tehditlere nasıl karşı koyabileceğini düşünmeyi içerir.
Weaknesses (Zayıf Yönler) ve Opportunities (Fırsatlar): Ardından, organizasyonun zayıf yönleri ve dışsal fırsatları eşleştirilir. Bu, organizasyonun zayıf yönlerini gidererek veya en aza indirerek fırsatları nasıl daha iyi değerlendirebileceğini düşünmeyi içerir.
Weaknesses (Zayıf Yönler) ve Threats (Tehditler): Son olarak, organizasyonun zayıf yönleri ve dışsal tehditleri eşleştirilir. Bu, organizasyonun zayıf yönlerini ele alarak veya uygun önlemler alarak tehditlere nasıl karşı koyabileceğini düşünmeyi içerir.

2) AMACINA UYGUN STRATEJİLERİNİ BELİRLE
Amacımıza uygun strateji belirlemekten bahsediyoruz. Peki, ama strateji nedir? Strateji, bir organizasyonun veya bireyin belirli hedeflere ulaşmak için tasarladığı uzun vadeli bir plan veya yol haritasıdır. Bu plan, amaçlara ulaşmak için izlenecek adımları ve kullanılacak kaynakları içerir. Strateji, organizasyonun kaynaklarını en etkili şekilde kullanmasını ve gelecekteki fırsatları ve tehditleri yönetmesini sağlar. Bu nedenle, strateji, bir organizasyonun veya bireyin başarısını büyük ölçüde etkileyen kilit bir unsurdur.
Bu kısımda strateji belirleme sürecinde organizasyonlara, hedeflere ulaşmak için hangi alanlarda iyileştirmeler yapmaları gerektiği konusunda rehberlik eden GAP Analizinden bahsedebiliriz.
a) GAP ANALİZİ: Organizasyonların veya bireylerin mevcut durumlarını hedeflerine ulaşmak için nasıl iyileştirebileceklerini belirlemek amacıyla kullanılan bir stratejik yönetim aracıdır. Bu analiz, mevcut durumu ve hedefleri arasındaki farkları (GAP'ları) belirlemeye yardımcı olur ve bu farkları gidermek için gerekli adımları tanımlar. GAP analizi, organizasyonların daha etkili stratejiler geliştirmelerine ve performanslarını artırmalarına yardımcı olur.
Fast-food zinciri McDonald's, müşteri memnuniyetini artırmak ve iş süreçlerini iyileştirmek için GAP analizini kullanır. Müşteri geri bildirimlerini ve operasyonel verileri kullanarak iyileştirmeler yaparlar.
General Electric, enerji, sağlık, ulaşım ve diğer endüstrilerdeki operasyonlarını optimize etmek için GAP analizini kullanır. İş süreçlerini iyileştirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla bu analiz aracını kullanır.
ÖRNEK: X Elektronik, pazar payını artırmayı hedefleyen bir mobil aksesuar üreticisidir. Yeni ürünlerle büyümek isteyen şirket, GAP analizi yaparsak;
Mevcut Durumun Analizi:
X Elektronik, mevcut ürün portföyü ile pazarın yüzde 15'ini kapsamaktadır.
Şirketin Ar-Ge yetenekleri güçlüdür.
Mevcut ürünler yüksek kalitede ve rekabetçi fiyatlarla sunulmaktadır.
Müşteri geri bildirimleri ürünlerin dayanıklılığına vurgu yapmaktadır.
Hedeflerimiz:
ABC Elektronik, yeni ürün gamı ile pazar payını yüzde 30'a çıkarmayı hedefliyor.
Müşterilere daha fazla çeşitlilik sunmayı amaçlıyor.
Yeni ürünlerin sürdürülebilirlik odaklı olmasını istiyor.
GAP'ları Belirleyelim ve Analiz Edelim:
GAP 1: Pazar payı hedefi ile mevcut pazar payı arasındaki fark (Yüzde 30 - Yüzde 15 = Yüzde 15). Pazar payı hedefini yakalamak için yeni ürünlerin pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.
GAP 2: Yeni ürün gamının sürdürülebilirlik odaklı olması gerekliliği. Sürdürülebilirlik konusunda çevresel uyarlamalar yapılmalı ve sürdürülebilir malzemelerin kullanılması gerekmektedir.
GAP 3: Müşterilere daha fazla çeşitlilik sunma hedefi ile mevcut ürün yelpazesi arasındaki farka bakılarak mevcut ürün yelpazesi genişletilmeli ve çeşitlendirilmelidir.
GAP'ları tanımlayıp analiz ettikten sonra, pazarlama stratejileri, sürdürülebilir üretim ve Ar-Ge çalışmaları gibi stratejileri gerçekleştirmelidir. Yeni ürün lansmanı için başarılı bir (Customer Journey Map) yol haritası oluşturulmasına yardımcı olur.
b) BALIK KILÇIĞI ANALİZİ: Diğer adıyla "Ishikawa Analizi" veya "Kök Neden Analizi”. Bir sorunun veya problemin kök nedenlerini belirlemeye ve anlamaya yönelik bir analiz yöntemidir. Bu analiz, sorunların tekrarlanmasını önlemek ve kaliteyi artırmak için kullanılır.
Sorunun ana nedenleri ve alt nedenleri belirlemek için balık kılçığı grafiği çizilir. Grafiğin başlangıcına sorun yerleştirilir ve bu soruna giden ana nedenler ve bunlara bağlı alt nedenler "kılçıklar" olarak eklenir. Ana kategoriler genellikle "5M" ve "1E" olarak adlandırılırlar: İş Gücü, Yöntem, Malzeme, Makine, Çevre ve Ekipman. Her biri ayrı bir "kılçık" olarak temsil edilir. Aşağıdaki görselde Balık Kılçığı analizi ile bir sprintin analizi yapılmıştır.
c) SMART GOALS: Akıllı hedefler, belirli, ölçülebilir, erişilebilir, gerçekçi ve zamana bağlı hedeflerin kısaltmasıdır. Bu yaklaşım, hedeflerin daha etkili bir şekilde belirlenmesine ve yönetilmesine yardımcı olur. Ve Kök nedenleriniz için SMART hedefler belirleyin.

Specific (Belirli): Hedef, neyin, ne zaman, nerede, kimin ve neden yapılması gerektiğini açıkça belirtmelidir. Bu, hedefin net ve anlaşılır olmasını sağlar.
Measurable (Ölçülebilir): Hedef, somut ve belirli kriterlerle ölçülebilir olmalıdır. Bu, hedefin ilerlemesini veya başarısını izlemeyi ve değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Achievable (Erişilebilir): Hedef, gerçekçi bir şekilde ulaşılabilir olmalıdır. Başarılabilir olduğundan emin olunmalı ve gerekli kaynaklar ve yetenekler mevcut olmalıdır.
Relevant (Gerçekçi): Hedef, organizasyonun veya bireyin genel amaçlarına ve ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Hedef, daha büyük bir stratejik hedefin bir parçası olarak anlam taşımalıdır.
Time-bound (Zamana Bağlı): Hedef, belirli bir süre içinde tamamlanmalıdır. Hedefin başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmelidir.
3) ZAMANINI AMACINA UYGUN YÖNET
Zaman yönetimi yapmak için yaşam amacımızı çeşitli analizler kullanıp onlara uygun stratejileri belirlemeyi öğrendik. Şimdi en başta belirttiğimiz uygun yönetme tekniklerine geçebiliriz.
Bunlardan birincisi;
a) EISHENHOWER MATRİSİ: Dwight David Eisenhower 1953-1961 yılları arasında iki dönem ABD başkanlığını yapmış bir isim. Eisenhower Matriside onun geliştirdiği bir teknik. Çok basit bir mantığı var bu tekniğin. Bir koordinat sistemini 4 çeyreğe bölerek, yapılması gereken işleri acil-acil değil ve önemli-önemli değil şeklinde kategorize ederek, bir öncelik sırası belirlememize yardımcı oluyor.
“Önemli olan nadiren acildir, acil olansa nadiren önemli”- D. D. Eisenhower
b) 80/20 KURALI: Pareto ilkesi (Pareto Principle), önemli azın yasası (Law of the Vital Few) ya da etken seyrekliği ilkesi (Principle of Factor Sparcity) olarak da bilinir. 80/20 kuralı; bir sistem üzerindeki etkilerin %80’inin, etkenlerin %20’sinden kaynaklandığını söyler. İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto’nun 1906 yılında, ülkesindeki gelir dağılımının eşitsizliğini göstermek için oluşturduğu bir matematiksel formüle dayanır. Ekonomideki azalan marjinal fayda kuramının pratik bir örneği olarak da kabul edebileceğimiz 80-20 kuralının (80-20 Rule) bağlamda geçerli olduğu durumlara örnek vermek gerekirse Sorunların %80’i, sebeplerin %20’sinden kaynaklanır.
c) POMODORO TEKNİĞİ: Her birey, daha etkili bir şekilde çalışmak ve zamanı en iyi şekilde kullanmak için kendi yöntemlerini ve stratejilerini geliştirmeye çalışır. Bu bağlamda, popüler ve etkili bir zaman yönetimi tekniği olan Pomodoro Tekniği önem kazanır. Ancak, bu tekniğin kökenleri ve geliştirilme süreci merak konusu olabilir.
Dolayısıyla, Pomodoro Tekniği'nin geçmişine bir göz atalım. Bu tekniğin temel fikirleri, İtalyan Francesco Cirillo tarafından 1980'lerde geliştirildi. İlginç bir şekilde, bu tekniğe "Pomodoro" adı, Cirillo'nun mutfakta kullandığı domates şeklindeki bir zamanlayıcıdan gelir.
Pomodoro Tekniği, zamanı daha verimli kullanmak ve işe odaklanmak için mükemmel bir araçtır. Bu yaklaşım, çalışma gününüzü 25 dakikalık kesintisiz çalışma parçalarına, yani "pomodoros" adı verilen dilimlere böler. Her bir pomodorodan sonra 5 dakikalık kısa bir mola verilir. Dört pomodoro tamamlandıktan sonra ise 15-20 dakikalık daha uzun bir mola yapılır. Bu yöntem, çalışma sürelerini daha yönetilebilir hale getirir ve verimliliği artırır.
Gün içindeki küçük sapmalar, zaman kaybı sadece o anki dikkatinizi dağıtmakla kalmaz, aynı zamanda tekrar odaklanmak için harcadığınız zaman ve enerjiyi de göz ardı etmemelisiniz. Zihinsel odaklanma yeteneği kaybedildiğinde, önceki işe geri dönmek için 20 dakikadan daha fazla zaman harcanabilir. Örneğin, "sadece bir dakika" Instagram kontrolü dürtüsü, işinize yeniden odaklanmak için 20 dakika kaybetmek anlamına gelebilir. Bu nedenle, dikkatinizi korumak ve verimliliği artırmak için küçük sapmalara dikkat etmek önemlidir.
d) KANBAN (To-Do List): Kanban, görevleri ve projeleri düzenlemenizi, takip etmenizi ve optimize etmenizi sağlayan güçlü bir görsel yönetim sistemidir. Kanban, genellikle tahtalar, kartlar ve sürükle-bırak yöntemi kullanılarak uygulanır. Kanban, aslen Toyota Üretim Sistemi'nin bir parçası olarak geliştirildi. Toyota, üretim hattındaki iş akışını optimize etmek ve stokları en aza indirmek için Kanban'ı kullanır. Özellikle, parça ve bileşenlerin üretim ve tedarik süreçlerinde Kanban kullanırlar.
Örnek Kullanımlar:
Spotify: Müzik akış hizmeti sunan Spotify, yazılım geliştirme ekipleri arasında Kanban yöntemini benimsemiştir. Bu, ekiplerin iş akışını daha iyi koordine etmelerine ve projeleri daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olur.
Trello: Proje Yönetim Ofisinde de kullanılan Trello, özellikle küçük işletmeler ve bireyler arasında popüler bir görev yönetimi aracıdır. Trello, Kanban tahtalarını sanal olarak oluşturmanıza ve görevleri sürükle-bırak yöntemiyle takip etmenize olanak tanır.
Kanban To-Do List: Kanban metodolojisinin bir uygulaması olarak, görevlerin yönetimi için kullanılır. Genellikle "tahtalar" adı verilen kategorilere sahiptir. Her tahta, belirli bir projeyi, işi veya faaliyeti temsil eder. Örneğin, "Ev İşleri," "İş Projeleri," veya "Kişisel Gelişim" gibi.
Tahtalar ve Kartlar:
Tahtalar: Belirli projeleri, işleri veya faaliyetleri temsil eder.
Kartlar: Yapılacak işleri temsil eder ve kartlar üzerinde görevin adı, açıklaması, öncelik seviyesi, son tarih gibi ayrıntılar yer alır.
Kullanım Şekli:
Kartlar sürüklenerek tahtalar arasında veya aynı tahta içinde farklı aşamalara taşınabilir. Bu, görevlerin durumunu izlemek ve iş akışını optimize etmek için çok kullanışlıdır.
Faydaları:
Görselleştirme: İşlerin ve projelerin durumunu görselleştirir.
İzleme ve Yönetim: Görevlerin takibini kolaylaştırır ve iş akışını yönetmeye yardımcı olur.
Esneklik: Görevlerin kolayca yeniden düzenlenmesini sağlar.
Kanban To-Do List, görevlerinizi ve projelerinizi organize etmenin ve yönetmenin etkili bir yoludur. İş akışınızı görsel olarak izleyerek ve optimize ederek, projelerinizi daha verimli bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olur.
Evettt zaman yönetimi nedir, teknikleri nelerdir nasıl uygulanması ile ilgili detaylı bir yazının sonun geldik. Vakit ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Ve unutmayın “ Zamanlarını en kötü şekilde kullananlar, en çok, zamanın kısalığından şikayet ederler .”- La Bruyere














Yorumlar